Hedef Allah rızası olunca…

1960 sonbaharı İzmir’e geldim. Kalacağımız İmam-Hatip ve İlahiyat Öğrenci Yetiştirme Yurdu, bizden sağlıklı olduğumuza dair “heyet raporu” istiyordu.

Gruplar halinde Konak Devlet Hastanesi’ne gittik. Orada neredeyse her doktordan aşağılanma gördük. Kefen hırsızları muamelesi yapıyorlardı. Bu hareketler daha imam-hatibe adım atarken öğrencileri komplekse sürüklüyordu… Yani istenilmeyenlerden oluyordunuz. Halbuki İzmir halkının çoğu imam-hatip öğrencilerini seviyordu.

Mesela otobüste giderken elimizde kitaplar ve çantalar olduğu için bazı yolcular nerede okuduğumuzu sorunca bazı arkadaşlar, başka okulların isimlerini söylüyorlardı. Hemen ortaokul veya liseden sonra bazı öğrenciler fark derslerini verip başka okullara ve öğretmen okullarına gitmek istiyorlardı ve gidenler de vardı…

İmam-hatipten bağımsız olan yurdumuzda özel dersler veren hocalar vardı. Bunlar çok değerli şahsiyetlerdi. Yaz tatillerinde de bu kurslar iki-iki buçuk ay devam ederdi… Biz esas İslamî temel bilgileri bu kurslarda öğrendik.

Yaşar Tunagür Hoca’mız, tarihî Kestane Pazarı Camii’nin vaizi, yurdumuzun da müdürüydü. 1965’in sonlarında Ankara’ya Diyanet İşleri başkan yardımcısı olarak gidince yerine Edirne’de beraber çalıştıkları M. Fethullah Gülen Hocaefendi’yi getirdi.

Hocaefendi, vaizlik maaşı ile geçinir; zaten onun yarısını da ihtiyaç sahibi talebelere, onların da onurlarını rencide etmeden dağıtırdı. Girdiği derslerden ücret almaz, öğrencinin yemeğinden yemezdi. Seneler sonra meşhur Simavlı Hacı Ali Efendi: “Abdülfettah Efendi’den Allah razı olsun, bize ücretsiz ders vermesini öğretti.” demiştir.

M. Fethullah Gülen Hoca’mız, titiz ve hassas bir şekilde yaşadığı için, kendisi öğrencilerin yemeklerinden yemediği halde, öğrencilerin yemeklerinin içine giren etleri incelemek için o zaman mezbahaya gitmiş. Besmele konusundaki gevşekliği tespit etmiş; yurt idaresine durumu anlatıp, bir çözüm bulalım, demiş… Hatta “Ben koyunları kesip yemekhaneye teslim edeyim, talebeler ‘Besmeleli’ et yesinler.” diye bir çözüm teklif etmiş. Tabii bu müzakere mevzuu olunca, çeşitli düşünceler ileri sürülmüş… Birisi de bunu vesile yapıp cuma günü Şadırvan Camii’nde hutbeden çok ağır bir hücumda bulunmuş… Okuldan yurda gelmiştik. Namaz kılmak için camiye girdik. Bizim Kur’an ve tecvit hocamız ve Kestane Pazarı Camii’nin de hatibi olan Hafız İbrahim Kılıç bizi yanına çağırdı: “Böyle bir durum var. Hocamıza düşmanlık yapıyorlar. Onu istemeyenler var. Tebbet okuyalım!..” dedi.

Bu zat, çok takva, yaşlı, sakallı bir kişiydi. Kestane Pazarı’na gelirken arka sokaklardan değneğin ucuna bakarak gelirdi. Verdiğimiz selamı da o vaziyette alırdı. M. Fethullah Gülen Hocaefendi daha İzmir’e gelmeden iki ay önce bir rüya anlatmıştı: “Ege ovası kupkuru… Çayların, derelerin suları kesilmiş. İnsanlar, hayvanlar perişan vaziyette iken birden bir ırmak geliyor… Bütün hayvanat onun suyuna yöneliyor… Ama çobanlar engel oluyorlar. ‘Evladım!.. Bırakın hayvanlar gelip su içsinler.’ diyorum. Onlar ‘İzin yok.’ diyorlar. Birazdan ırmaktan itibaren bütün ova yeşermeye başladı. Her taraf yemyeşil oldu. Çobanlar, ‘İzin çıktı, izin çıktı!..’ diye bağırıp hayvanları salıverdiler. Ben, onlara ‘Bu ırmak nereden geliyor?’ diye sordum. ‘Erzurum’dan!..’ dediler.

Daha sonra M. Fethullah Gülen Hocaefendi’nin memleketini öğrenince “Bizim rüya çıktı.” dedi. Onun için İbrahim Hoca’mız, hutbeden yapılan bu hücuma çok içerlemiş ve Tebbet okumaya başlamıştı. Öbür hafta aynı hatip yanıldı, yenildi bu sefer Müftü’ye çattı. Hemen tayini Ödemiş’e çıktı. Sonra bir köye gönderilmiş, oradan istifa edip gelmiş. Bunları 1999 kaset furyasında, “Allah, onu size bırakmaz.” diye yazmıştım. Çünkü M. Fethullah Gülen Hocaefendi yaptıklarında hep Allah rızasını gözeten birisi… Öyle bir zâtın ortada bırakılması söz konusu olmaz… Buna kaç defa şahit olduk…

Abdullah Aymaz, ZAMAN

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


6 + = yedi

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>